Dünya

Evrensel gazetesi ve Af 脰rg眉t眉’n眉n de aralar谋nda bulundu臒u 莽ok say谋da hesaba eri艧im engeli

Evrensel gazetesi ve Af 脰rg眉t眉'n眉n de aralar谋nda bulundu臒u 莽ok say谋da hesaba eri艧im engeli

🚨 Türkiye’de ifade özgürlüğüne yeni darbe: Evrensel gazetesi, Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye şubesi ve Ali İsmail Korkmaz Vakfı dahil onlarca sivil toplum kuruluşunun sosyal medya hesapları Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 13 Eylül tarihli kararıyla erişime kapatıldı. İfade Özgürlüğü Derneği’nin duyurduğu bu toplu engelleme, demokratik toplum yapısının temel taşlarından biri olan bilgi edinme hakkına doğrudan müdahale olarak yorumlanıyor. Peki bu kararın arkasında ne var ve hangi hesaplar hedefte?

🔍 Hangi Hesaplar Erişime Kapatıldı?

Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin aldığı karar, sadece medya kuruluşlarını değil, insan hakları savunucularından akademik topluluklara kadar geniş bir yelpazedeki hesabı kapsıyor. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Umut Sendikası, Adalet İçin Hukukçular, HAK İnisiyatifi ve Barış Akademisyenleri hesabı da engellenenler arasında. Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın gazetenin X/Twitter hesabının erişime engellenmesini istediğini doğruladı.

Af Örgütü ve ALİKEV yetkilileri BBC Türkçe’ye yaptıkları açıklamada, kendilerine yasal bir bildirim yapılmadığını ve hesaplarının neden engellendiğini bilmediklerini belirtti. 14 Eylül itibarıyla Türkiye içinden X hesaplarına erişim tamamen kesilmiş durumda. Turko Haber editörlerinin takip ettiği gelişmelere göre, bu tür toplu engellemelerin arkasında genellikle “ulusal güvenlik” veya “kamu düzeni” gerekçeleri kullanılıyor.

🏳️‍🌈 LGBT+ Örgütleri Neden Hedefte?

Erişim engeli kararından en çok etkilenen gruplardan biri LGBT+ hakları savunucuları. Kaos GL Derneği, İstanbul Trans+ Onur Haftası, Mor Dayanışma, Bodrum Kadın Platformu ve Konya LGBTQ+ Dayanışma Topluluğu gibi onlarca hesap engellenenler listesinde. Bu kararın zamanlaması dikkat çekici: Hafta sonu Türkiye genelinde “Ailem güvende” adlı operasyonlarla 60’tan fazla LGBT+ aktivisti gözaltına alındı.

Kaos GL Derneği’ne yönelik operasyon “müstehcenlik” ve “Dernekler Kanunu’na muhalefet” soruşturması kapsamında gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk resmi LGBT+ derneğine düzenlenen bu baskında, yönetim ve denetim kurulu üyeleri evlerinden alınırken, dernek ofisinde arama yapıldı. İfade Özgürlüğü Derneği’nin verilerine göre, 13 Eylül’de çok sayıda üniversitenin LGBT+ topluluğunun sosyal medya hesapları da engellendi.

Türk-Alman Üniversitesi LGBTIQA+ Dayanışma Topluluğu, Marmara, Koç, Bilgi, Kadir Has, Sabancı, Özyeğin, İTÜ ve Yıldız Teknik üniversitelerindeki LGBT+ toplulukları ile Ankara Üniversitesi Kuir Araştırmaları Topluluğu da erişim engeli kararından nasibini aldı. Turko Haber uzmanlarının değerlendirmesine göre, bu sistematik yaklaşım ifade özgürlüğüne yönelik organize bir saldırı niteliği taşıyor.

⚖️ Hukuki Süreç Nasıl İşliyor?

Erişim engeli kararları genellikle Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından veriliyor. 12 Eylül’de İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği ve Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliği, LGBT derneklerinin sosyal medya hesaplarının yanı sıra internet sitelerine de erişim engeli getirmişti. Kaos GL, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, Lambda İstanbul, SPOD ve Pembe Hayat Derneği bu karardan etkilenen kurumlar arasında.

DİSK Basın İş sendikası konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada “farklı alanlarda faaliyet yürüten kurumların sosyal medya hesaplarının X platformu tarafından Türkiye’den erişime engellenmesi, sansür pratiğinin kurumsallaşmış bir boyuta ulaştığına işaret etmektedir” değerlendirmesinde bulundu. Hukuk uzmanları, bu tür kararların genellikle gerekçesiz veya muğlak gerekçelerle verildiğini ve demokratik denetim mekanizmalarının işlemediğini vurguluyor.

💬 Sivil Toplum Tepkisi Ne Yönde?

ALİKEV Instagram hesabından yaptığı paylaşımda “İfade özgürlüğünün ve bilgiye erişim hakkının demokratik bir toplumun temel unsurları olduğuna inanıyoruz. Gençlerin haklarını savunmaya, eşitlikten ve özgürlükten yana sözümüzü söylemeye ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, sansür karşısında geri adım atmayacaklarının net bir mesajı olarak yorumlanıyor.

Evrensel gazetesi ise yeni hesaplar açarak okuyucularına ulaşmaya devam edeceğini duyurdu. Gazetecilik etiği açısından bu durum, medya kuruluşlarının sansür karşısında alternatif iletişim kanalları geliştirme zorunluluğunu gündeme getiriyor. Turko Haber ekibi olarak, habere erişim hakkının korunması gerektiğini düşünüyor ve bu tür gelişmeleri tarafsızlıkla takip etmeye devam ediyoruz.

🌐 Uluslararası Tepkiler Bekleniyor mu?

Af Örgütü gibi uluslararası insan hakları kuruluşlarının sosyal medya hesaplarının engellenmesi, Türkiye’nin ifade özgürlüğü konusundaki sicilini bir kez daha tartışmaya açıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Türkiye’yi benzer konularda defalarca mahkum etmişti. Bu yeni engelleme dalgasının da uluslararası hukuk mekanizmalarına taşınması bekleniyor.

İnsan hakları savunucuları, bu tür kararların demokratik toplum yapısına zarar verdiğini ve şeffaflık ilkesini zedelediğini belirtiyor. Özellikle sivil toplum örgütlerinin seslerinin kısılması, çoğulcu demokrasinin temel unsurlarından birinin ortadan kalkması anlamına geliyor. Uluslararası toplumun bu gelişmelere nasıl tepki vereceği merakla bekleniyor.

📊 Dijital Sansür Rakamlarla

İfade Özgürlüğü Derneği’nin verilerine göre, son üç günde 100’den fazla sosyal medya hesabı ve internet sitesi için erişim engeli kararı verildi. Bu rakam, Türkiye’nin dijital sansür konusunda dünya genelinde öne çıkan ülkelerden biri olduğunu bir kez daha gösteriyor. Özellikle muhalif seslerin ve azınlık gruplarının hedef alınması, sansürün siyasi bir araç olarak kullanıldığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

Akademik çevrelerde yapılan araştırmalar, erişim engellerinin bilgiye ulaşım hakkını kısıtladığını ve toplumsal tartışma ortamını daralttığını ortaya koyuyor. Üniversite topluluklarının hedef alınması ise genç kuşakların seslerinin susturulması girişimi olarak değerlendiriliyor. Bu durum, eğitim özgürlüğü ve akademik bağımsızlık tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

🔮 Gelecekte Neler Bekleyebiliriz?

Uzmanlar, bu tür toplu engelleme kararlarının artarak devam edeceği konusunda hemfikir. Özellikle seçim dönemlerinde ve toplumsal hassasiyetin yüksek olduğu konularda dijital sansürün daha da sıkılaşması bekleniyor. Sivil toplum örgütleri ise alternatif iletişim yolları geliştirerek bu sansürü aşmanın yollarını arıyor.

VPN kullanımının artması, yurt dışı sunuculardan hizmet veren platformların tercih edilmesi ve şifreli iletişim uygulamalarına yönelim bu arayışın somut örnekleri. Ancak teknolojik çözümler, hukuki ve siyasi sorunun kalıcı çözümü olmaktan uzak. Demokratik toplum yapısının güçlendirilmesi ve ifade özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması, asıl çözümün anahtarı olarak görülüyor.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

🤔 Erişim engeli kararları hangi mahkemeler tarafından veriliyor?

Sosyal medya hesaplarına ve internet sitelerine erişim engeli kararları genellikle Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından veriliyor. Bu kararlar 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında alınıyor. Bakırköy, İstanbul ve Mersin Sulh Ceza Hakimlikleri son günlerde en çok erişim engeli kararı veren mahkemeler arasında yer alıyor.

📱 Engellenen hesaplara nasıl erişebilirim?

Türkiye içinden engellenen sosyal medya hesaplarına VPN (Sanal Özel Ağ) kullanarak erişmek mümkün. Ancak bu yöntemin hukuki boyutu tartışmalı. Alternatif olarak, bazı kuruluşlar yeni hesaplar açarak takipçilerine ulaşmaya devam ediyor. Turko Haber gibi bağımsız haber platformları, sansüre uğramadan güncel gelişmeleri takip etmenin en güvenilir yolu olarak öne çıkıyor.

⚖️ Bu engelleme kararlarına itiraz edilebilir mi?

Evet, erişim engeli kararlarına karşı hukuki itiraz yolları mevcut. Kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir ve bu ret edilirse üst mahkemeye başvuru yapılabilir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı da bulunuyor. Ancak bu süreçler genellikle uzun zaman alıyor ve engelleme kararı yürürlükte kalmaya devam ediyor. Sivil toplum örgütleri, bu kararların ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de başvurabiliyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu